Nerede nasıl çalışıyorum ben?
Ne zaman daha verimli oluyorum?
Motive hissediyor muyum? Motive hissetmek zorunda mıyım?
Çalışmam gerekiyor mu? Ne yapmak istiyorum?
Benim hedefim ne?
Nasıl bir insan olmak istiyorum? Nasıl bir ebeveyn?
Bundan çook sonra bir gün tek başıma oturup da dönüp geriye
baktığımda bu yaptıklarım, bu olduklarım beni tatmin edecek mi?
Hayatımızın önemli bir bölümünü (iş hayatı da bundan hariç
olmamak üzere) hep acil olanı yapmakla geçiriyoruz. Ve ne yazık ki önemli
olanlara sıra gelmeyebiliyor. Düşünsenize bebeğinizi doyurmak, altını
değiştirmek mi daha acildir yoksa gelecekteki bir hedefiniz için taş üzerine
bir taş koymak mı?
Peki gelecek planlamasının acil olmaması onu önemsiz kılar
mı?
Hayat sorularla geçiyor. İnsan iyi ki de soruyor kendine. Şimdi 9 Mayıs’da başlayacak grup çalışmasında biz de soruların peşinden gideceğiz hep
beraber. Sorularla arayacağız kendimizi...
Heyecanla bekliyorum...
Heyecanla son kontrolleri yapıyorum.
Konu çalışmaya gelmişken de sizinle nasıl çalıştığımı
paylaşmak istiyorum. Dikkat dağıtıcıların bol olduğu bir çağda konsantre olmak
adına telefonun bildirimlerini kapatıp belirlediğim görevi yapıp sonra bir ara
veriyorum. Sonra tekrar bir sonraki görev için bilgisayarın ya da kitabımın
başına dönüyorum.
Son zamanlarda ise instagramda sıkça pomodoro diye bir
yöntemle karşılaşıyorum. Benim gibi görev bazında değil 25 dakikalık süreler ve
5 dakikalık aralar şeklinde 4 seans sonrasında 30 dakika gibi bir ara vererek
çalışmayı öneren bu yöntemi de bugün denedim. Bence oldukça verimli gidiyor.
Ne dersiniz? Sizin de işinize yarar mı?

Yorumlar
Yorum Gönder